
8 Ocak
mahmoud-lak
Mahmud, 16 Şehriver 1366 tarihinde Luristan'ın Dorud kentinde doğdu. Evde de iş yerinde de herkes tarafından sevilen, iyi kalpli ve güler yüzlü bir insandı. Ailesinin geçimini sağlayan kişiydi ve hem ailesini hem de mesleğini çok seviyordu. Yeğenlerinin en sevdiği dayıydı. Nereye gitseler Dayı Mahmud'u arar, onunla gülmek, oynamak ve güzel vakit geçirmek isterlerdi. Teyzelerinin ve kuzenlerinin de çok sevdiği, şefkatli ve değerli bir kuzendi. Hepimiz Mahmud'un damat olduğunu görmeyi hayal ediyorduk. Geleceğe dair sayısız hayali ve umudu vardı. Ancak İslam Cumhuriyeti tek bir gerçek mermiyle hepimizin hayatını paramparça etti. Mahmud bu hayattan yanında sadece yeğenlerinin isimlerini götürdü. İki yeğeninin adını kollarına dövme olarak yaptırmıştı.
- Yaş
- 38
- Şehir
- Simin Junction, Isfahan
- Tarih
- 2026-01-09
- Tüm durumlar
- Aile raporu
Hayat hikayesi
Mahmud, 16 Şehriver 1366 tarihinde Luristan'ın Dorud kentinde doğdu. Evde de iş yerinde de herkes tarafından sevilen, iyi kalpli ve güler yüzlü bir insandı. Ailesinin geçimini sağlayan kişiydi ve hem ailesini hem de mesleğini çok seviyordu. Yeğenlerinin en sevdiği dayıydı. Nereye gitseler Dayı Mahmud'u arar, onunla gülmek, oynamak ve güzel vakit geçirmek isterlerdi. Teyzelerinin ve kuzenlerinin de çok sevdiği, şefkatli ve değerli bir kuzendi. Hepimiz Mahmud'un damat olduğunu görmeyi hayal ediyorduk. Geleceğe dair sayısız hayali ve umudu vardı. Ancak İslam Cumhuriyeti tek bir gerçek mermiyle hepimizin hayatını paramparça etti. Mahmud bu hayattan yanında sadece yeğenlerinin isimlerini götürdü. İki yeğeninin adını kollarına dövme olarak yaptırmıştı.
Olay Özeti
Mahmud, 19 Dey 1404 gecesi İsfahan'daki Simin Kavşağı'nda öldürüldü. Yan tarafından gerçek bir mermiyle vuruldu; mermi boğazından çıkarak geçti. O kadar yakın mesafeden ateş edilmişti ki bu korkunç yaraya neden oldu. Bir hafta boyunca onun hayatta olup olmadığını, hangi cezaevinde tutulduğunu ya da başına ne geldiğini hiç bilmiyorduk. Gidebildiğimiz her yere gittik; ağlayıp yalvardık, bilgi sahibi olabileceğini düşündüğümüz bütün görevlilerle ve insanlarla konuştuk. Ama kimse bize hiçbir bilgi vermedi. Sonunda, Perşembe günü onu Beğ-e Rızvan Mezarlığı'nda bulduk. Bize onu kendilerinin defnedeceğini, üç gün sonra gelmemizi ve ancak o zaman hangi bölümde ve hangi mezarda olduğunu söyleyeceklerini söylediler. Israrlarımız, gözyaşlarımız ve yalvarışlarımız sonunda Mahmud'u Fuladşehr'e götürmemize izin verdiler. Bizi, cenaze törenine yalnızca on beş kişinin katılabileceği ve hiçbir gencin bulunmaması gerektiği konusunda tehdit ettiler. Önce aile büyükleri gitti. Ancak orada kalabalık toplandığını görünce bizi aradılar, biz de gittik. Mahmud, hayal edilebilecek en yalnız, en acı ve en hüzünlü şekilde toprağa verildi.
Anıt anlatısı
Canım Mahmud, Sen hepimiz için çok değerliydin. Hayatımızın her anı seni anarak geçiyor. Sensiz geçen her saniye kalbimize saplanan bir ok gibi acıtıyor. Bize içten, gönülden gelen kahkahanın ne demek olduğunu sen öğrettin. Seninle vefayı, dostluğu, yiğitliği ve bir güreşçinin onurlu ruhunu tanıdık. Seninle geçen hayat, yanında yaşadığımız her an o kadar güzel, o kadar gerçek ve o kadar unutulmazdı ki bunları bir daha hiçbir insanla yaşayamayacağımızı biliyoruz. Belki hayat bir gün yeniden eski düzenine döner. Ama attığımız her kahkahada, aldığımız her nefeste kalbimizin bir köşesi, senin yokluğunun acısıyla yanmaya devam edecek.