
7 Ocak
Mohammad Khazri
Biz altı kişilik bir aileydik. On sekiz yıl önce babamızı kaybettik. İki kız kardeş, iki erkek kardeş ve annemiz vardık. Babamız vefat ettiğinde küçük kız kardeşim hamileydi. Babamızın ailesinden hiçbir destek görmedik. Varsa da babamız öldükten sonra bizi tamamen yalnız bıraktılar ve bir daha dönüp bakmadılar. Sayısız zorluk içinde büyüdük. Annem bütün ömrünü bize adadı. Dört ya da beş yıl önce iş bulabilmek için Bumehen'e taşındık. Artık büyümüştük ve annemize destek olmak istiyorduk. Hayatımız biraz düzene girmiş, geçimimizi sağlayabiliyorduk. Muhammed o günden beri durmadan çalışıyordu; cuma günleri bile işe gidiyordu. Ayın 18'inde de bütün gün çalışmıştı. Akşam saat 20.00 civarında arayıp, "Şimdi geliyorum." dedi. Ama bir daha hiç dönmedi. Nevruz'dan önce bir araba almayı, bayramdan sonra da kız arkadaşına evlenme teklif etmeyi planlıyordu. Buna fırsat bulamadı. O günden beri annemin durumu çok kötü. Muhammed'in mezarını bile güçlükle ziyaret edebiliyor. Çünkü her ziyaretin ardından acısı yeniden büyüyor ve aylarca kendini toparlayamıyor.
- Yaş
- 21
- Şehir
- Ashkhaneh
- Tarih
- 2026-01-08
- Tüm durumlar
- Aile raporu
Hayat hikayesi
Biz altı kişilik bir aileydik. On sekiz yıl önce babamızı kaybettik. İki kız kardeş, iki erkek kardeş ve annemiz vardık. Babamız vefat ettiğinde küçük kız kardeşim hamileydi. Babamızın ailesinden hiçbir destek görmedik. Varsa da babamız öldükten sonra bizi tamamen yalnız bıraktılar ve bir daha dönüp bakmadılar. Sayısız zorluk içinde büyüdük. Annem bütün ömrünü bize adadı. Dört ya da beş yıl önce iş bulabilmek için Bumehen'e taşındık. Artık büyümüştük ve annemize destek olmak istiyorduk. Hayatımız biraz düzene girmiş, geçimimizi sağlayabiliyorduk. Muhammed o günden beri durmadan çalışıyordu; cuma günleri bile işe gidiyordu. Ayın 18'inde de bütün gün çalışmıştı. Akşam saat 20.00 civarında arayıp, "Şimdi geliyorum." dedi. Ama bir daha hiç dönmedi. Nevruz'dan önce bir araba almayı, bayramdan sonra da kız arkadaşına evlenme teklif etmeyi planlıyordu. Buna fırsat bulamadı. O günden beri annemin durumu çok kötü. Muhammed'in mezarını bile güçlükle ziyaret edebiliyor. Çünkü her ziyaretin ardından acısı yeniden büyüyor ve aylarca kendini toparlayamıyor.
Olay Özeti
18 Dey gecesi saat 20.00 civarında işten çıktı ve bizi arayıp, "Şimdi geliyorum." dedi. Ondan sonra telefonu kapandı ve bir daha kendisinden haber alamadık. O gece silah sesleri duyuyorduk ve çok korkmuştuk. Yine de eve geleceğini düşündük; belki arkadaşlarının yanına uğramıştır diye kendimizi teselli ettik. Gece saat 01.00 civarında dışarı çıktığımızda sokaklardaki kanların yıkandığını gördük. Önce karakola, ardından Bumehen'deki El-Gadir Hastanesi'ne gittik. Orada bize baygın hâlde çekilmiş bir fotoğrafını gösterdiler ama yaşayıp yaşamadığını söylemediler. Ertesi gün çevredeki bütün gözaltı merkezlerini aradık. Bir hafta boyunca Kehrizek'te binlerce cenazenin arasında onu aradık. Sonunda bir hafta sonra bulabildik. 25 Dey'de, doğum gününde toprağa verildi. Arkadan isabet eden iki gerçek mermiyle hayatını kaybetmişti; biri kalbine, diğeri böbreğine isabet etmişti. Hâlâ eve motosikletiyle dönerken mi vurulduğunu, yoksa insanların vurulduğunu görüp protestoların olduğu yere mi gittiğini bilmiyoruz. Bize hiçbir açıklama yapmadılar. Sadece gelip imza atmamızı, onu resmî olarak "şehit" ilan edeceklerini söylediler. Sürekli daha fazla para teklif ettiler, ama annem kabul etmedi. Durumu çok kötü olmasına rağmen, kardeşimin ve o kadar çok gencin kanıyla anılan bir parayı istemiyoruz. O gece kurşunlar kardeşimi öldürdü ama aslında bütün ailemizi yok etti. Geriye kalan dört kişi de o günden beri gerçekten yaşamıyor; sadece nefes alıyoruz.
Anıt anlatısı
Kardeşim bir kahramandı. Bir süredir boynundan hiç çıkarmadığı Aslan ve Güneş sembollü bir kolyesi vardı. Dışarı çıkarken onu çıkarmasını söylediklerinde, "Korkmuyorum, çıkarmayacağım." derdi. Bütün fotoğraflarında o kolye boynundadır. İşine o kadar bağlıydı ki, elimizde onun çok az fotoğrafı var. Şöyle derdi: "Biz iki kardeşiz. Birimizin canını vermesi gerekirse versin. Bizi öldüreceklerse öldürsünler. Gitmemiz gerekiyor. Biz genciz ve bütün hayatımız çalışmakla geçiyor. Eğer ülke özgür olursa, en azından ailemizin geri kalanı daha iyi bir hayat yaşayabilir." O, o iki gecenin özgürlüğe açılacağını sanıyordu. Kimseye merhamet göstermeyeceklerini hiç düşünmemişti.