Bu anıtın veri tabanı yapısı insan hakları belgeleme standartlarına göre tasarlanmış olup, yasal kanıt niteliğindedir.
Bilinmeyen

8 Ocak

Meysam Lalidehdeghi

Bilinmeyen

Yaş
33
Şehir
Dehagh
Tarih
2026-01-09
Tüm durumlar
Aile raporu

Olay Özeti

Meysem ile ben caddenin karşı tarafındaydık; neredeyse Basic üssünün tam karşısında duruyorduk. Aramızda yaklaşık dört ya da beş metre vardı. Bulvarın yakınında, tam karşımda duruyordu. İnsanlar içeri girmek için kapıya doğru koşunca ateş açıldı. Herkes kaçtı. Meysem olduğu yerden kıpırdamadı, kaçmadı. Bir anda etrafındaki herkes uzaklaştı ve ortada tek başına kaldığını gördüm. Sonra dizlerinin üzerine çöktü ve yüzüstü yere düştü. Hemen yanına koştum, onu sırtüstü çevirdim ve böğrünün kan içinde olduğunu gördüm. Giysisini kaldırınca yarasından kan aktığını fark ettim. Kulağına eğilip, "Meysem kardeşim, korkma. Ben yanındayım. Sakin nefes al." dedim. Birkaç kişinin yardımıyla onu caddenin karşısına taşıdık. Birisi bana bir şal verdi; onu sıkıca yarasının üzerine bağladım. Ardından biri, "Buraya getirin, bu arabaya bindirin!" diye bağırdı. Meysem'i araca bindirip acil servise ulaştırdık. Doktor muayene ettikten sonra derhal Şahinşehr'deki Goldis Hastanesi'ne sevk edilmesini istedi. Ambulans yolculuğu boyunca kanamayı durdurmak için iki yanını ellerimle bastırıyor, bacaklarını ovuşturuyor ve onu öpüyordum. Koluna baktığımda merminin sağ ön kolundan girip böğründen geçerek diğer taraftan çıktığını anladım. Meysem, Dehag Acil Servisi'nde hayatını kaybetti. Daha sonra cansız bedenini Goldis Hastanesi'ne götürdük. Yetkililerin kendi ifadelerine göre, gece saat 04.30 civarında istihbarat görevlileri bütün cenazeleri götürmüştü. Bir hafta sonra Meysem'in naaşını bize teslim ettiler; ancak ağır şartlar koydular. Mezarı, şehitlik bölümünden en az bir kilometre uzakta olmalıydı. Defne yirmiden fazla kişi katılamazdı; aksi halde naaşı tekrar alacaklarını söylediler. Ne camide ne de başka bir yerde cenaze töreni yapmamıza izin verildi. Sadece evimizin içinde yas tutabileceğimiz söylendi. Ayrıca, şartlarına uyarsak kırkıncı gün anma töreni yapmamıza izin vereceklerini, aksi takdirde o töreni bile düzenleyemeyeceğimizi söylediler.

Anıt anlatısı

Hayatını öyle yaşa ki, bedenin toprağa karışsa bile adın yaşamaya devam etsin.